Mutlu Kanatlar  - Forum  
Geri Git   Mutlu Kanatlar - Forum > >

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11.Temmuz.2019, 04:48
mori mori isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Senior Member
 
Üyelik tarihi: 09.Haziran.2019
Mesajlar: 176
Standart Alışveriş listesindeki her şeye gerçekten ihtiyacımız var mı?

50 yıl önceki insanlara göre daha fazla imkâna ve daha fazla teknolojiye sahibiz. Ama mutlu değiliz. Neden? Evlerimiz, satın aldıkça mutlu olacağımızı sandığımız gereksiz eşyalarla dolu. Yaşama amacımızı yeniden gözden geçirmeliyiz.

İhtiyacım var hom tiyatır sisteme, ihtiyacım var daha büyük bir eve..." Bir tarafta kulağımızda neye ihtiyacımızın olduğunu bizden daha iyi bilen reklam mesajları, diğer tarafta kısıtlı imkanlarımız ve gereksiz eşyalarla doldurduğumuz evlerimiz var.

Satın aldıkça mutlu olacağımızı empoze eden tüketim anlayışı yüzünden sahip olduklarımızı değerlendirip huzurlu yaşamak yerine, elimizde olmayanlara bakıp hırsla daha fazla kazanıp daha çok harcama yollarını araştırıyoruz.

'Gerçekten neye ihtiyacımız olduğunu nasıl belirleyeceğiz?' sorusu bizi daha temel bir soruya, 'Yaşama gayemiz nedir?'e götürüyor. Bu da sade yaşamayı başarmanın yalnızca maddi değil aynı zamanda manevi bir gelişim süreci olduğunu gösteriyor.

'Sade hayat' tarzının savunucularından yazar Ümit Şimşek de öncelikle 'Hayattan ne bekliyorum?' sorusuna herkesin bir cevap bulması gerektiğini söylüyor.

Mesela, büyükçe bir villa satın alma hedefi varsa, ihtiyaç listesinin başına bunu koyan kişi hayatını ona ulaşma uğruna geçirebilir.

Bir insanın çocuğunu iyi yetiştirmek için uğraşması veya dağ başında yapacağı güzel bir iş de hayat gayesi olarak yetebilir. Hayat gayesinin, mutlaka insanlar arasında ses getirecek, meşhur edecek bir şey olması gerekmiyor.

Çünkü bu insanlarla değil hayatı veren alemlerin Rabb'iyle alakalı bir hesap. "Allah katında hoşnutlukla karşılanacak şey bu dünyanın medyasında ne ölçüde yer alacağına bağlı olarak tespit edilmez.

O ölçüler ayrıdır." diyen Ümit Şimşek, bu noktada insanın kendisiyle barışık olması gerektiğini belirtiyor. Bu da kişiyi sade hayat anlayışına ulaştırıyor.

Ümit Şimşek'e göre, bugünün insanı yaratılış gayesine uygun, huzurlu ve mutlu yaşamak için asıl ihtiyaçlarını hissetmiyor, gereksiz şeyleri ihtiyaç sanıyor. 50 yıl önceki insanlara göre daha çok teknolojik imkana ve gelire sahip olduğu halde daha fakir olduğunu düşünüyor.

Hayatın asıl dinlenilecek, görülecek, yaşanılacak tarafları, medeniyetin getirdiği bazı parazitler sebebiyle fark edilmiyor. Gün doğumunu seyretmek, yağmur altında dolaşmak, günden güne baharın gelişini gözlemek, bir ağacın çiçek açışını, yaprağını, meyvesini takip etmek, yeni doğmuş bir kuzuyu kucağına almak da ihtiyaçtır.

Ayrıca, isteyen için şehirde yaşamak bunlara engel değil. Asıl yaşanacak hayat son derece zengin, fakat bu zenginlik medeniyetin getirdiği gürültüler içinde görülmüyor, işitilmiyor. İnsanın, bir parçası olduğu kainat ile yeniden bağ kurabilmesi için medeniyetin getirdiği sahte süslerden arınması gerekiyor.

Mutluluk, vermekle yaşanır

Gerçek ihtiyaç olanla gereksiz olanı ayırdığımız zaman sorunun büyük ölçüde çözüleceğini düşünen Ümit Şimşek şöyle konuşuyor: "Hayatın nimetlerine tüketilecek bir mal olarak bakanın kurtuluşu yoktur. Her şey tek tek pazarlanır. Mutluluk, bir koltuk takımında denir. Yanında araba verilir. Cep telefonunu değiştirirseniz daha mutlu olacağınız söylenir.

Her gün, her alanda etrafınızdan bombardıman edilen mesajlar maddi bir şeylere sahip olmayı telkin eder. Oysa, eşya biriktirerek mutluluğu yakalayan yoktur. İnsanın, bulunduğu konuma, işine göre ihtiyaçlarının değişeceği bir gerçek.

Vali ile işçinin hayat seviyesi bir olmayacaktır. Biri için ihtiyaç olan şey diğeri için olmayabilir. Ancak burada önemli olan 'bu kadar yeter' diyebilmektir. İhtiyacını tespit eden kişi elinde fazla olanı vermeye başlar.

Vermeye başladığınız anda hayatı da yaşamaya başlamış sayılırsınız. Çünkü insanın içindeki güzellikler vermekle olgunlaşır. Mutluluğu da vermekle yaşayabilirsiniz."

Kendimizle, yakınımızdaki insanlarla, yaşadığımız doğa ile barışık yaşamak, verilen nimetlerden ihtiyacımız kadarını kullanıp kalanını daha muhtaç olana vermek, dünyanın gelip geçilecek bir yer olduğunu fark edip fazla bağlanmamak, sade bir hayatın ölçüleridir.

Şemsinur Özdemir




Zaman
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
alışveriş, gerçekten, ihtiyacımız, listesindeki, var, şeye

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Açık

Forum Jump


Tüm Zamanlar GMT Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:40.


Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2019 DragonByte Technologies Ltd.
Ngsbahis Piabet Betmatik Süpertotobet giriş liderbahis Elexbet betebet Restbet Grandbetting Hilbet Piabet Savoybetting kaçak bahis siteleri